Sosyal Medyada Biz

Şuanda Sitemizde 5 Kategoride Toplam 11 Ürün Bulunmaktadır.

Nevâkıdu’l-İslâm Şerhi
resim
resim
resim resim resim

Nevâkıdu’l-İslâm Şerhi

Ana Sayfa » Abdullâh Saîd el-Müderris » Nevâkıdu’l-İslâm Şerhi
Fiyat : 12 7 TL
Ürün No : 1070
Tarih : 10 Mart 2017
Adet :
Kitabın Adı Nevâkıdu’l-İslâm Şerhi (İslâm’dan Çıkaran Ameller)
Yazar Abdullah Saîd  el-Müderris
Yayın Tarihi Eylül 2015
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil Türkçe
Sayfa Sayısı 232
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm

 


MUKADDİME

Hamd, Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm O’nun kulu ve Rasûlü’dür. 

“Ey îmân edenler! Allâh’tan korkulması gerektiği gibi korkun ve sizler ancak Müslümanlar olarak ölün!” [Âli İmrân: 3/102]

“Ey insânlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allâh’tan ve akrabalık haklarına riâyetsizlikten sakının! Şüphesiz Allâh sizin üzerinize gözetleyicidir.” [en-Nisâ: 4/1]

“Ey îmân edenler! Allâh’tan sakının ve sözün en doğrusunu söyleyin ki Allâh, amellerinizi ıslah etsin ve günâhlarınızı bağışlasın. Kim Allâh’a ve Rasûlü’ne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.” [el-Ahzâb: 33/70-71]

Bundan sonra: Muhakkak ki sözlerin en doğrusu Allâh’ın kelâmı, yolların en hayırlısı ise Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in yoludur. İşlerin en kötüsü sonradan uydurulanlardır. Sonradan uydurulup dîne sokulan her şey bid’ât, her bid’ât dalâlet, her dalâlet ise ateştedir.

Allâh Azze ve Celle bizleri yarattı ve başıboş bırakmadı. Bizlere kendisini tevhîd etmemiz için Kitâb’ı ve Hikmet’i öğreten Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’i rasûl olarak gönderdi. Rabbimiz Allâh Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:  

“Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitâb ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir rasûl gönderdik.” [el-Bakara: 2/151]

Peygamberimiz Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in âhirete intikalinden sonra başta Hulefâ-i Raşid’in ve diğer tüm sahâbeler Rasûlullâh’ın izinden gittiler. Onlardan sonra gelen tabiin ve tebe-i tabiin ve de onlara ihsân ilkesince bağlanan kimselerin tamâmı da hep Rasûlün yolundan yürüdüler. Amaçları ve gayeleri Allâh’u Teâlâ’yı râzı etmek ve O’na emrettiği gibi hiçbir şeyi şirk koşmadan tevhîd üzere kavuşmak oldu. 

Peygamberimiz Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in gönderilişinden bu zamana kadar Kitâb ve Hikmet’in (Sünnet’in) yolu üzere bulunan kimseler, bu değerli menhec üzere kalabilmek ve bu menheci koruyabilmek adına birçok mücâdelelere girdiler. Yeri geldi cihâd ve münazara ettiler, yeri geldi vaaz ve dersler verdiler ve de yazılı birçok eserler bıraktılar. Allâh Azze ve Celle’nin izniyle âcizane olarak şerh edecek olduğum hacmi küçük fakat önemi büyük olan bu eser de onlardan biridir. “Nevâkıdu’l-İslâm” isimli bu kıymetli eser, övülmüş selefimizin izinden giden Muhammed bin Abdulvahhâb rahîmehullâh’a aittir. Allâh Azze ve Celle’ye karşı hiçbir zaman gerçekleştirilmemesi gerekli olan şeylere yani kişiyi İslâm’dan çıkaran bazı küfür ve şirklere kısaca değinmektedir. Ben de, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’dan yardım ve başarı dileyerek Onun izniyle gücüm nisbetinde ilim talebelerince ezberlenen, üzerine şerhler ve talikler yapılan ve cihâd sahalarında ders olarak işlenen bu bereketli esere, orta hacimde bir şerh yazmak istiyorum. 

“Ben sadece gücüm yettiğince ıslâh etmek istiyorum. Başarım ancak Allâh’ın yardımı iledir. Ben sadece O’na tevekkül ettim ve sadece O’na yöneliyorum.” [Hûd: 11/88]

Bu eseri şerh etme usûlüm metni başlıklar halinde işleyerek kapsadığı şeylere, Kur’ân’dan ve Sünnet’ten delîlleri vererek onları açıklamak olacaktır. Ayrıca meselelere dâir Ehl-i Sünnet âlimlerinin görüşlerini de nakledeceğim. Çünkü Müellifimiz Muhammed bin Abdulvahhâb rahîmehullâh’ın kişiyi İslâm’dan çıkarır dediği meselelerde, Kur’ân ve Sünnet’e tabi olarak Selef-i Sâlihin’in yolundan gittiği böylece açıkça görülecektir. Bunun sonucu olarak da inşallâh Müellifimizin yeni bazı şeyler ihdas ettiği değil, selefe ittibâ ederek hakkı söylediği hasımlarının inkâr edemeyecekleri bir şekilde isbât olacaktır. Eseri şerh etmeye geçmeden mukaddime içinde îmân ve küfür meseleleriyle alakalı dört konuya kısaca değinmek istiyorum. Çünkü bu meselelerin önemini gereği gibi idrâk edemeyen, onlara istenilen değeri veremez. Îmân ve küfrün tanımını yapamayan küfre îmân, îmâna da küfür demekten kendini kurtaramaz. Dünyevî hükümlerin zâhire göre verileceğinden haberdar olmayan, sonu hüsran olan büyük bir bataklığa batar.   

Şu da unutulmamalıdır ki, Allâh’ın Kitâbı haricindeki her kitâb eksik ve hatâlıdır. “Nevâkıdu’l-İslâm Şerhi” adlı bu kitâbtaki doğrular, İslâm’ın doğrularıdır. Eksikler ve hatâlar, benden ve şeytândandır. Tevbe edilmesi gerekli tüm fiillerimden her halükârda tevbe ediyor ve Rabbim’den âcizane olarak ortaya koyduğum gayretten ötürü beni ve ehlimi bağışlamasını niyâz ediyorum. 

Yardım ve başarı, izzet ve şeref Allâh’tandır. 

Abdullâh Saîd el-Müderris.